Filozof Kral, Süleyman...

Kral Davut ve oğlu, Süleyman'ı duymayan, bilmeyen ve tanımayan yok. Davut ve Süleyman, İslam kültüründe birer peygamber; Yahudi kültüründe ise birer devlet adamı/kral olarak bizlere tanıtılıyor. Yahudi tarihine baktığımızda; Süleyman'ın aynı zamanda ''bilge kral'' olarak da okuyucuya aktarıldığını görmekteyiz. Ben ise, kendisine (Süleyman'a) daha çok ''Filozof Kral'' demeyi tercih ediyorum. Zira, Eski Ahit metinlerini incelediğimizde; Süleyman'ın aynı zamanda çeşitli ezgilere ve aforizmalara/özdeyişlere (veciz sözlere) sahip olduğunu öğreniyoruz. Yani, dikkat buyurunuz, kendisi hem güftekar hem de bestekar...! Hatta konuya edebi bir zaviyeden bakarsak, kendisinin şairlik ve yazarlık istidatlarını haiz olduğunu söylemek de mümkün ! Bu arada şunu da hatırlatalım; ''müzik'' gibi sanatsal  faaliyetler, o dönemde de vardı. İnsanların Tapınak (Süleyman Mabedi) önünde dualar eşliğinde ezgiler söylediğini; savaş durumlarında ve bazı kutlamalar/etkinlikler sırasında boru ve borazan gibi üflemeli çalgılar icra ettiklerini (vurmalı çalgılar da dahil) yine aynı metinlerden öğrenebilmekteyiz. 


Filozof Kral Süleyman'ın bir diğer özelliği de, kendisinin bitkiler ve hayvanlar alemine; diğer ve modern bir deyişle, zoolojiye, biyolojiye ve botaniğe ilgi/merak duyması... Kendisi; sürüngenlerden tutun, balıklara... Balıklardan tutun, kuşlara varıncaya dek... Birçok hayvan türü hakkında bilgi sahibiydi ! Bununla da kalmayan Bilge Kral; sedir ağacından tutun, duvarlarda yetişen Mercanköşkotu'na kadar... Aynı zamanda floraya, yani bitkiler alemine de ilgisi ve merakı vardı. Eski Antlaşma metinlerinden şunu anlıyoruz ki, Süleyman'ın, İsrail Tanrı'sı, Yahve'den tek bir dileği ve isteği vardı. Şan, şöhret, itibar, güç, veya zenginlik değil, sadece ve sadece ''bilgelik...'' Süleyman'ın bu duasındaki temel motivasyon, yüreğinde filizlenen erdemli ve ideal bir devlet kurma hayaliydi.


''Tanrı, Süleyman'a bilgelik, derin bir sezgi, kıyılardaki kum kadar anlayış verdi.'' 

(Eski Ahit / 1.Krallar / 4 / 29)


Hükümranlığı döneminde, Doğu'daki kralların ve Mısırlı yöneticilerin/filozofların ilminden ve bilgeliğinden daha yüksek ve yüce bir entelektüel donanıma sahip olan Süleyman'ın, bu metinlere göre 3000 adet özdeyişi (şiiri veya güftesi) 1005 adet de ezgisi (bestesi) vardı. Dikkat buyurunuz, bu özelliği ile, Süleyman'ın aynı zamanda sanatçı/müzisyen kimliğine de tanık oluyoruz. Süleyman'ın liderliğindeki Kudüs, o dönemde belki de ilmin, bilimin, sanatın, inceliğin, zarafetin, estetiğin, hoşgörünün ve insanlığın merkeziydi...! Kim bilir...


''Süleyman'ın bilgeliğini duyan dünyanın bütün kralları ona adamlarını gönderirdi. Bütün uluslardan insanlar gelir, Süleyman'ın bilgece sözlerini dinlerdi.'' 

(Eski Ahit / 1.Krallar / 4 / 34)


Ezcümle:

Çoluk çocuk, bebek, kadın ve masum insan demeden kan dökmüş ve hala dökmekte olan malum Yahudi topluluklara, yapılara ve devlet nezdindeki siyasi organizasyonların Yahudi lider ve yöneticilerine şunu sormak isterim: Kim olmak istiyorsunuz ?! Tanrı'ya kan kusturan Manaşşe mi ?! Yoksa Süleyman mı ?! 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Marshall-Lerner Koşulu ve J Eğrisi

Rum Suresi'ne Tarihsel Bir Bakış...

Mısırlı Yavrucağın Günahı Neydi ?!