Kayıtlar

Filozof Kral, Süleyman...

Resim
Kral Davut ve oğlu, Süleyman'ı duymayan, bilmeyen ve tanımayan yok. Davut ve Süleyman, İslam kültüründe birer peygamber; Yahudi kültüründe ise birer devlet adamı/kral olarak bizlere tanıtılıyor. Yahudi tarihine baktığımızda; Süleyman'ın aynı zamanda ''bilge kral'' olarak da okuyucuya aktarıldığını görmekteyiz. Ben ise, kendisine (Süleyman'a) daha çok ''Filozof Kral'' demeyi tercih ediyorum. Zira, Eski Ahit metinlerini incelediğimizde; Süleyman'ın aynı zamanda çeşitli ezgilere ve aforizmalara/özdeyişlere (veciz sözlere) sahip olduğunu öğreniyoruz. Yani, dikkat buyurunuz, kendisi hem güftekar hem de bestekar...! Hatta konuya edebi bir zaviyeden bakarsak, kendisinin şairlik ve yazarlık istidatlarını haiz olduğunu söylemek de mümkün ! Bu arada şunu da hatırlatalım; ''müzik'' gibi sanatsal  faaliyetler, o dönemde de vardı. İnsanların Tapınak (Süleyman Mabedi) önünde dualar eşliğinde ezgiler söylediğini; savaş durumlarında ve ba...

Türk Siyaseti ve Mançoloji ?

Resim
Türk siyasetinin ve siyasi kültürünün daha zarif, ince, kibar, nazik, eğitimli, entelektüel, esnek, kucaklayıcı, insancıl, saygı/sevgi dolu, farkındalığı/duygusal zekası yüksek, sorumluluk sahibi ve sahip olduğu beşeri sermayesiyle/birikimiyle 7'den 70'e herkese rol model olabilecek figürlerden teşekkül bulabilmesinin önünü açacak, buna zemin oluşturacak; yönetişim kültürümüze/anlayışımıza yeni bir soluk, bilinç, şuur ve bakış kazandıracak katalizörlerden biri, sevgili, Barış Manço'ydu… Barış Manço gibi değerlerimiz, Türk siyasetinin ihyası, sağaltımı, etkinliği ve verimliliği için belki de birer fırsattı... Kendisinin belediye başkanlığı hayali vardı, aday da olmuştu; ancak seçimlerden önce rahatsızlandı(!) Hem rahatsızlığı hem de bağlı bulunduğu siyasi yapı ve organizasyon tarafından kendisine yapılan çeşitli baskılar ve psikolojik tacizler sebebiyle adaylıktan geri çekildiğini ilan etmek zorunda kaldı. Kendisinin Cumhurbaşkanlığı hayali de vardı. Bu arzusunun temel motiv...

''Kentte Kalın...''

Resim
Bu çalışmamızda; Hristiyan aleminin veya Siyonist Hristiyanlığın kaçırdığı, görmezden geldiği, umursamadığı ve/veya işine gelmediği (!) bir mesele üzerinde durmaya çalışacağız, sevgili dostlar... Malumunuz; yukarıda adı geçen küresel çaptaki bazı grup, oluşum, cemaat ve hatta devletler düzeyindeki çeşitli siyasi organizasyon ve kesimlerce, ''İsa'nın İkinci Gelişi'' beklenmekte. (?)  Fakat yaptığımız çalışmalarda şunu görüyoruz ki, Yeni Ahit'e (27 kitaptan oluşan Hristiyan kutsal metinlerine) göre; İsa'nın ikinci gelişinin, bu "görkemli kurtuluş gününün" yaklaşık 2000 sene önce; Yeni Ahit yazarlarından biri olan, Pavlus'un döneminde yaşanması ve insanlığın da aynı dönemde yok olması gerekirdi... (!)  Bakınız, ilgili pasajlardan biri şöyle: (Bu pasaj, Pavlus'un M.S. 50'lilerde; İsa'nın ölümünden 20 yıl sonra ? Selaniklilere yazdığı birinci mektubundan bir bölümdür.)  ''Rab'bin (İsa'nın) kendisi, bir emir çağrısıyla, ...

Mısırlı Yavrucağın Günahı Neydi ?!

Resim
Eski Ahit metinlerine yönelik yaptığımız eleştirel okumalarımızı fırsat buldukça sürdürmeye çalışıyoruz, değerli dostlar... Toplam 39 metinden oluşan bu külliyatın, şuanda 12.metninin kritiğini yapmaktayız. Bu metinlere dair şuana kadar edindiğimiz izlenim ise, bu metinlerin; yarı tarihi (hipotetik; aktarılan tarihi bilgilerin doğruluğu veya yanlışlığı tartışmalı olan...), yer yer mitik/fantastik ve hatta komik/gülünç olarak nitelendirebileceğimiz ifade ve anlatılardan teşekkül bulmuş; yine yer yer sağ duyu, akıl ve mantıktan uzak; türlü türlü tutarsızlığı ve çelişkiyi de bünyesinde barındıran metinler olduğu yönündedir. Buna küçük bir örnek verelim: İslami kültürde gördüğümüz kısasa kısas şeklindeki cezai müeyyideyi Eski Ahit metinlerinde/Yahudi kültüründe de görüyoruz. Bununla birlikte diyet/kan bedeli (mağdur tarafa ödenen maddi tazminat) olgusunu da aynı şekilde her iki kültürde müşahede etmekteyiz. Yahudi kültüründe fark şudur: İsrail Tanrısı, diyet/kan bedeli alınmasını kesinli...

İsa'nın İkinci Gelişi (Güncellenmiş Makale)

Resim
"Kudüs'ün ordular tarafından kuşatıldığını görünce bilin ki, kentin yıkılacağı zaman yaklaşmıştır." 1.BÖLÜM: İsa ve Öğrencileri Arasında Geçen Bir Diyalog: ''Söyle bize dediler, bu dediklerin ne zaman olacak, senin gelişini ve çağın bitimini gösteren belirti ne olacak ? İsa onlara şu karşılığı verdi: 'Sakın kimse sizi saptırmasın. Bazı insanlar, 'Mesih benim' diyerek benim adımla gelip birçok kişiyi aldatacaklar. Savaş gürültüleri, savaş haberleri duyacaksınız. Sakın korkmayın, bunların olması gerek, ama bu bir son anlamına gelmemektedir. Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak, yer yer kıtlıklar, salgın hastalıklar ve depremler olacak. Bütün bunlar doğum sancılarının başlangıcıdır. İnsanoğlu'nun (İsa'nın) gelişi, Doğu'da çakıp Batı'ya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır. O günlerin sıkıntısından hemen sonra; Güneş kararacak, Ay ışık vermez olacak, yıldızlar gökten düşecek, göksel güçler sarsılacak. O zaman İnsanoğl...

''Mehir'' Meselesi

Kur'an'da geçmekte olan ''mehir'' kavramının; yani, evlilik sırasında gelin adayına veya kızın ailesine ödenen maddi veya manevi bedelin arka plânı, diğer medeniyet ve dinlerdeki yerine dair geçtiğimiz yıllarda birkaç kelâm etmiştik. İlâve edilmiş bazı bilgilerle çalışmamızın güncel halini tekrar paylaşmak isteriz. Kur'an'daki ilgili ayetlerden biri şu şekilde: ''Kadınlara mehirlerini borcunuzu öder gibi verin.'' (Kur'an/4/4) Bu ifadelerin; İslamiyet öncesi cahiliye döneminde; bir yük ve külfet olarak görüldüğü için aileleri tarafından kız çocuklarının diri diri gömüldüğü; diri diri gömülmekle kalmayıp belli bir yaşa geldiklerinde (5 ilâ 7 yaş) ebeveynleri tarafından (bu sorumluluğu özellikle baba alıyor) güzel kıyafetlerle sarıp sarmalanıp bir sosyâl etkinlik yapma vaadi ve yalanıyla bir dağın zirvesine götürülüp oradan aşağıya atılmak suretiyle öldürüldüğü bir sosyolojik iklimin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak ve kadınlar...

Eski Ahit'deki Tutarsızlıklar

Resim
Yaptığımız Yeni Ahit kritiği ve incelemelerinde; bu 27 adet metnin, İsa'nın ölümünden yaklaşık bir 20 ila 30 yıl sonra yazılmaya başlandığını; hatta bu yazım serüveni ve hikayesinin, İnciller özelinde M.S. 100'lü yıllara kadar da gittiğini geçmiş paylaşımlarımızda ifade etmiştik. Bununla birlikte; Yeni Ahit okumaları sırasında gözümüze çarpan bazı mantık hatalarına, çelişki ve tutarsızlıklara da vurgu yapmış, birkaç da örnek vermiştik. Bu çalışmamızı tekrar incelemek isteyenler ilgili paylaşımlarımızı ziyaret edebilirler. Yeni Ahit metinlerine yönelik yaptığımız kritiği ve eleştirel okumayı, şimdi de Eski Ahit metinleri için tatbik etmekteyiz. Eski Ahit, yani Yahudi kutsal metinlerinin toplam 39 adet kitaptan teşekkül bulduğunu, bu metinlerin ilk 5 tanesine de Tevrat, diğer bir ifadeyle Tora/Torah dendiğini ve Tevrat'ın, Yahudilerce, Musa tarafından kaleme alındığına inanıldığını hatırlattıktan sonra; bu metinlerin de, aynı Yeni Ahit'de de olduğu gibi farklı dönemler...