Hristiyanlık Tarihi, İnciller ve Hristiyan(lık) Sözcüğünün Etimolojisi
İnciller (Müjdeler), sadece dört kitaptan oluşuyor; Matta, Markos, Luka ve Yuhanna... İncillerin haricinde 23 metin daha var. Dolayısıyla Yeni Ahit (Hristiyan kutsal metinler), İnciller ve diğer metinlerle birlikte toplam 27 kitaptan oluşuyor. Bilimsel/tarihsel araştırmalara göre; aynı zamanda ''Kanonik'' (Hristiyan dünyada genel kabul gören) olarak ifade edilen bu dört incilin, M.S. 60 ila 100 arası bir dönemde yazıldıkları ifade edilmekte; İsa'nın ölümünden en az bir 30 yıl sonra...Yazıldıkları dil ise, o dönemde Doğu Akdeniz bölgesinde ticaret ve kültür dili olan, Grekçedir. (Yunanca...) ''İncil'' kelimesi, eski Grekçedeki 'evangelion' sözcüğünün Arapçalaşmış formudur. 'İyi Haber' ve 'Müjde' gibi anlamlara gelmektedir. 'Müjde' ile kastedilen, İsa ve takipçilerinin tüm dünyaya duyurduğu ''Tanrısal bildiri/kelamdır.''
İsa'dan sonra yazılan bu İncillerin kimler tarafından yazıldığı konusunda yapılan araştırmalar, bu metinlerin, farklı kişiler tarafından farklı zamanlarda yazıldığını söylüyor. Örneğin, Yuhanna İncili'nin, Efes'te yaşamış bir kilise babası/yaşlısı tarafından; Efes Kilisesi çevresinde anlatılagelmiş İsa Mesih hikayelerinin derlenmesi suretiyle yazıldığı rivayet edilmektedir. Günümüzde ve yakın tarihlerde; Katolik Kilisesi tarafından, yazar, Yuhanna'nın, İsa'nın havarisi olan Yuhanna olduğu ifade edilmekteydi. Fakat yapılan bilimsel çalışmalar sonucu bunun doğru olmadığını belirten kaynakların olduğunu da görüyoruz.
Markos İncili yazarının ise, büyük bir olasılıkla Suriye, Roma veya Filistin bölgelerinden birinde yaşamış diğer bir tarihçi olduğu ifade edilmekte. Bilimsel çalışmalar, Markos'un, kitabını M.S. 70'te yazdığını söylüyor; İsa'nın ölümünden yaklaşık 40 yıl sonra... Yapılan çalışmalar; Markos'un elinde, İsa'ya ilk inanan topluluğun yıllarca süregelmiş hem şifai (sözlü) hem de yazılı anlatıların ve kaynakların bulunduğu; ve bu kitabını da geleneğin aktardığı bu bilgilerden derlediği ifade ediliyor. Hatta Markos'un, Yunanca 'Müjde' anlamına da gelen ve 'Gospel' adı verilen yeni bir edebi tür oluşturduğu da belirtilmektedir.
Yeni Ahit'e göre Petrus, İsa'nın sıkı dostu ve takipçilerinden biriydi. Bu bilgi ışığında; Tarihçi, Evsebyus, Hristiyan din adamı, Papias'ın M.S. 140'larda kaleme aldığı yazılarından şu alıntıyı yapıyor: ''Petrus'un çevirmeni olan Markos, Petrus'la birlikte dolaşmış, onun hatırladıklarının tümünü titiz bir şekilde yazıya geçirmiştir.'' Bu ifadelerden; Markos'un, aslında İsa'yı hiç görmemiş; uzun yıllar halk arasında anlatıla gelen İsa ile ilgili olay, öykü, hadise ve hikayeleri çağdaşı olan diğer birçok yazar-çizer gibi, bir katip gibi, Petrus'tan naklederek kaleme alan biri olduğu anlaşılıyor.
Markos'un, kitabını İtalya'da bulunduğu sırada yazdığı, yine kaynaklarda belirtiliyor. O sırada Pavlus ve Petrus'un, Müjdeyi (Tanrısal Bildiriyi) yaymak üzere Roma'da oldukları da ayrıca ifade ediliyor; Tarih ise M.S. 50 ila 60'lı yıllar... Markos'un, aynı zamanda Barnaba'nın yeğeni olduğu yönünde de bir bilgi mevcut. Pavlus ve Barnaba, ''kutsal vazifeleri'' sırasında, Markos'u da yanlarında götürür. Fakat bir takım anlaşmazlıkların vuku bulması sonucu Pavlus, artık Markos'u yanlarında istemez ve araları bozulur, ekip dağılır. Barnaba, yeğeni Markos'u alıp Kıbrıs'a... Pavlus ise Suriye taraflarına gider. Daha sonra ilişkileri düzelir.
Yuhanna İncili... Yuhanna İncili'nin, yazıldıktan sonraki dönemlerde bir çok farklı yazar tarafından güncellendiği ve kitaba yeni ilavelerin yapıldığı da zikredilmekte. Bu kitapların yazıldığı döneme ve dönemin sosyo-dini iklimine dair de şunları söyleyebiliriz ki; İncillerdeki anlatılar, kitaplaştırılmadan önce Hristiyan topluluklar ve gruplar içerisinde konuşulmakta, anlatılmakta ve birer efsane olarak dilden dile dolaşmaktaydı. O dönemde belli bir otorite, kurum ve kuruluş altında şekillenen merkezi bir inanç sistemi yoktu. Dini değerler, birbirinden uzak coğrafyalara yayılmış; bağımsız, özerk ve farklı düşüncelere sahip kilise cemaatleri/toplulukları tarafından yaşanmaktaydı.
Yeni Ahit'in yazarlarından bir diğeri de, yukarıdaki bazı bölümlerde de isminin zikredildiği; aynı zamanda bugünkü Hristiyanlığın ve ilkelerinin şekillenmesinde en etkili isim olan Pavlus'tur. Pavlus'un yazdığı ilk metinlerin, dört İncil'den daha önce yazıldığını da ekleyelim. ( M.S. 50 'liler, İsa'dan yaklaşık bir 20 yıl sonra...) Ayrıca, Yeni Ahit'deki 27 adet metnin yarısından fazlasının ya Pavlus tarafından yazıldığını ya da Pavlus hakkında bilgiler taşıdığını belirten yorumlar da yapılmaktadır.
M.S. 50'li yıllarda Pavlus'la birlikte ortaya çıkan ve Yunan kültürünün etkileri altında şekillenen Helenist Hristiyanlıkla (Veya Gentile Hristiyanlığı... Gentile sözcüğü, İsrailoğulları'ndan olmayan veya Yahudi olmayan kişi veya grup... anlamına geliyor.) merkezi Filistin'de olan; İsa'nın ölümünden sonra onun ilke ve öğretilerinin taşıyıcısı görevini üstlenen kardeşi Yakup'un da liderliğini ve sözcülüğünü yaptığı İbraniler (merkezi Mesih cemaati), farklı düşünen iki ayrı cemaatti.
Pavlus Hristiyanlığı, İsa'nın çarmıha gerildiğini, işlenen günahların kefareti için kendisini feda ettiğini, sonrasında dirildiğini ve ebedi kurtuluşun gerçekleşeceği kıyamet gününde tekrar zuhur edeceğini söyleyen bir inanç modeline sahipken ki günümüzde Hristiyan dünyada baskın ve yerleşik inanış bu çerçevededir. Filistin merkezli cemaat ise, Pavlus'un bu öğretilerini benimsemeyen, daha mutedil, dengeli, akli ve ılımlı görüntü çizen bir yapıya sahiptir. Örneğin Yakup'un mektubunda da görüleceği üzere; kendisi, ebedi kurtuluşa ancak iyi, güzel ve yararlı işlerde bulunarak ulaşılabileceğini belirtir.
İsa'dan yaklaşık bir 20 yıl sonra yazmaya başlayan; İsa Mesih'in yaşamına dair bilgiler aktaran ve diğer taraftan kendi zihin dünyasında kurguladığı ve inşa ettiği inanç sitemini de insanlara anlatan ve çevresine/diğer milletlere ilahi telkinlerde bulunan Pavlus'un, sahip olduğu bu dini değerleri ve inanç modelini farklı kavimlere ve milletlere duyurmak için tabiri caizse kapı kapı dolaşırken, yaptığı ziyaretlerin bir tanesinde, dini düşüncelerini insanlara aktardığı sırada, içinde bulunduğu topluluk tarafından kovulduğu yönünde bilgiler de var. Bu olayı, kendisinin yazmış olduğu Selaniklilere Birinci Mektup adlı metnin tarihsel arka planından/açıklama kısmından öğreniyoruz, şöyle ki:
''Pavlus, Müjde'yi yaymak için yaptığı ikinci yolculukta Avrupa'ya da geçti; bu arada Selanik kentine uğradı. Pavlus'un Selanik ziyareti oldukça kısa sürdü. Müjde'yi yayma gayretleri o kadar çok kişiyi İsa'ya döndürdü ki, kentte yaşayan Yahudi önderler, halkı ayaklandırarak, Pavlus'u kenti terk edip yoluna devam etmeye zorladı.''
Açıklama metninin devam eden pasajlarında, Pavlus'un Selanik'ten ayrılıp Korint bölgesine gittiği görülüyor. Yeni Ahit'in, Elçilerin İşleri kitabında (Elçilerin İşleri / 18 / 12) Pavlus'un, Korint'de bulunduğu sırada Romalı vali, Galyo'nun huzuruna çıktığı ifade ediliyor. Galyo'nun, M.S. 51-52 yılları arasında o bölgede görev yaptığını gösteren taş yazmaların (Arkeolojik bulguların ?) da olduğu söyleniyor. Bu bilgiler ışığında; bu mektubun (Selaniklilere Birinci Mektub'un) M.S. 50'li yıllarda yazılmış olabileceği belirtiliyor.
O dönemlerde; Pavlus'la düşünsel ve fikri anlamda çatışma halinde olan belli grupların var olduğu bilgisine -yukarıdaki pasajda geçen ifadelere bakıldığında- ulaşmak mümkün. Bu anlaşmazlıkların ve çatışmaların, Pavlus'la farklı kişi ve gruplar arasında da devam ettiğini görüyoruz. Örneğin Pavlus'un, fiziksel şiddete varan bu fikir ayrılıklarından birini, İsa'nın kardeşi Yakup'la da yaşadığı ifade ediliyor.
Saul'un, (ki bu, Pavlus'un İbranca eski ismidir. İleriki dönemlerde Greko-Romen kültürün de etkileriyle Saul, Latince Paul veya Pavlus ismini almıştır.) tapınak içerisinde Yakup'la şiddetli bir şekilde tartıştığı; ve bu tartışma esnasında Saul'un (Pavlus'un), bir hışım ve öfkeyle Yakup'a saldırdığı ve onu tapınağın merdivenlerinden aşağıya attığı ve Yakup'un yaralandığı kaynaklarda belirtiliyor.
Hristiyan(lık) kavramı, Yunanca "Christos" ve "Christianos" kelimelerinden geliyor. "Christos" ifadesi ise, İbranice/İbranca "Mâšîaḥ" sözcüğünün batı dillerindeki karşılığıdır. Terimin; kutsal yağ ile kutsanmış, mesh edilmiş, mesih veya kurtarıcı... Gibi anlamları vardır.
Kaynakça:
Hristiyanlığın Gizli Tarihi / İsa Tatlıcan
Zelot / Reza Arslan
İsa Kimdi ? / Prof. Kemal S. SALIBI
Nasıralı İsa / Jurgen Roloff
İsa Haçta Öldü Mü ? / Mehmet Sakioğlu
''(İsa) Mesih, Tanrı ya da Tanrı'nın oğlu mu, Roma İmparatorluğu'na baş kaldıran bir direnişçi mi ?''
#hristiyanlık #hristiyanlıktarihi #dinlertarihi #isa #isamesih #messiah #yahuditarihi #kültür #gelenek #tarih #incil #inciller #evangelion #müjde #din #kanonikinciller #matta #markos #luka #yuhanna
Yorumlar
Yorum Gönder