''Kentte Kalın...''
Fakat yaptığımız çalışmalarda şunu görüyoruz ki, Yeni Ahit'e (27 kitaptan oluşan Hristiyan kutsal metinlerine) göre; İsa'nın ikinci gelişinin, bu "görkemli kurtuluş gününün" yaklaşık 2000 sene önce; Yeni Ahit yazarlarından biri olan, Pavlus'un döneminde yaşanması ve insanlığın da aynı dönemde yok olması gerekirdi... (!)
Bakınız, ilgili pasajlardan biri şöyle: (Bu pasaj, Pavlus'un M.S. 50'lilerde; İsa'nın ölümünden 20 yıl sonra ? Selaniklilere yazdığı birinci mektubundan bir bölümdür.)
''Rab'bin (İsa'nın) kendisi, bir emir çağrısıyla, baş meleğin seslenmesiyle ve Tanrı'nın borazanıyla gökten inecek. Önce Mesih'e ait ölüler (geçmişte ona inanmış, fakat hayatta olmayanlar) dirilecek. Ondan sonra biz yaşamakta olanlar, diri kalmış olanlar, onlarla (dirilenlerle) birlikte Rab'bi havada karşılamak üzere bulutlar içinde alınıp götürüleceğiz. Böylece sonsuza dek Rab'le birlikte olacağız.''
(1.Selanikliler / 4 / 16-18)
Dikkat ederseniz; bu pasaja göre Pavlus, o dönemde hem kendisinin hem de çevresinde bulunan insanların, bu ikinci gelişe şahit olacağını söylüyor (!) Hatta, bu ikinci gelişe, havarilerinin de şahit ve ''tanık'' olacağını, Luka İncili'nin 24.bölümünde, "İsa" bizzat kendisi söylüyor:
"Onlara (11 kişilik havari/mürid grubuna) dedi ki: Şöyle yazılmıştır: Mesih acı çekecek ve üçüncü gün ölümden dirilecek; günahların bağışlanması için tövbe çağrısı da Kudüs'ten başlayarak tüm uluslara O'nun adıyla duyurulacak. Sizler bu olayların tanıklarısınız. Ben de babamın (Tanrı'nın) vaad ettiğini size göndereceğim. Ama siz, gökten gelecek güçle kuşanıncaya (görkemli kurtuluş gününe) dek kentte/şehirde kalın."
(Luka / 24 / 46-49)
Canlılığın ve dolayısıyla insanlığın 2000 sene önce yok olmuş olması gerektiğini ise şu pasajlardan anlıyoruz:
''Ama o günlerde, o sıkıntıdan (dünyevi afetlerden) sonra, Güneş kararacak, Ay ışığını vermez olacak, yıldızlar gökten düşecek ve göksel güçler sarsılacak. O zaman İnsanoğlu'nun (İsa'nın) bulutlar içinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler.''
(Markos / 13 / 24-26)
''Rab'bin günü hırsız gibi gelecek. O gün gökler büyük bir gürültüyle ortadan kalkacak, maddi olan her şey yanarak yok olacak, yer ve yeryüzünde yapılmış olan her şey yanıp bitecek. Her şey (İsa'nın ikinci gelişinde) bu şekilde yok olacağına göre, sizin nasıl kişiler olmanız gerekir ? Tanrı'nın gününü bekleyip o günün gelişini çabuklaştırarak kutsallık içinde yaşamalı ve Tanrı yolunu izlemelisiniz.''
(Petrus'un İkinci Mektubu / 3 / 10-11-12)
Sonuç:
Yahudi ve Hristiyan topluluklar, grup ve cemaatler, İsa'nın ikinci gelişini o gün (2000 sene önce) de bekliyordu. İsa'nın ikinci gelişinin, o görkemli kurtuluş gününün, İsa'nın kendi döneminde gerçekleşmiş olması, pasajlarda bahsedilen kozmik belirti, olay ve afetlerin de aynı dönemde vuku bulduğu anlamına geliyor. İsa gerçekten o dönemde ikinci defa geldiyse ve bu kozmik hadiseler de yaşandıysa, o zaman benim şuan bunları yazamıyor olmam gerekirdi ! Ben bunları yazabiliyorsam, söz konusu kozmik olaylar yaşanmadı demektir. Söz konusu kozmik olaylar yaşanmadıysa, bu durum, İsa'nın da ikinci kez yeryüzüne inmediği ve görkemli kurtuluş gününün de gerçekleşmediği anlamına gelir.
Ez cümle; İsa: ''Ben şimdi gidiyorum, ama geri geleceğim, kentte beni bekleyin !'' Derken yalan mı söyledi ? İsa'nın, yaşanacak tüm hadiselere ''tanık'' olacaklarını söylediği Şakirtleri, İsa (Tanrı) tarafından aldatıldı mı ? Kandırıldı mı ? Ayrıca İsa şuan nerede...? Sorular sorular sorular...?

Yorumlar
Yorum Gönder